Sorumluluk: Almak ya da Almamak!

Yorum bırakın

Eylül 20, 2014 tarafından miraysasioglu

Sorumluluğu tanımlamak kolaydır, ancak sorumlu olma süreci çok daha zordur! Çoğu insan sorunlarına olan katkılarının sorumluluğunu üstlenmek yerine, başkalarını suçlar. Çocuklar için “önce o başlattı.” “onun suçuydu” demek kolaydır. Bu örüntü ise kolay kolay değişmez. İlerleyen zamanlarda benzer tepkiler şöyle söze dökülür: “Sınav adil değildi”, “Eğer kocam daha farklı bir insan olsaydı….” ya da “esas sorun patronum, çocuklarım, komşularım, hükümet vs..” (Korb, Gorrell, de Riet, 1989).
Geştalt yaklaşımında, kişinin hayatının aktif olarak merkezinde yer aldığı ve kendinden sorumlu olduğu algısını yeniden inşa etmesi için kişiye yardım etmek amaçlanır (Clarkson & Mackewn, 1993). Gerçekten de patronumuz ya da hükümet bizim için sorun yaratıyor olabilir, bu noktada Geştalt yaklaşımının temel amacı bizzat kişinin kendisinin yarattığı veya içinde olmayı seçtiği durumların tüm boyutlarına dikkat çevirmektir (Korb, Gorrell, de Riet, 1989).
Mackewn (1997) batıda bireysellik ve kendine yetme kavramlarına değer verilirken, kişinin kendine karşı gerçek sorumluluğuna ve bu sorumluluğun içerdiklerine karşı oldukça az vurgu yapıldığını ileri sürmüştür. Bu bağlamda, Geştalt yaklaşımının merkezinde öncelikle ne için sorumlu olduğumuzu öğrenmek ve kendi duygularımıza ve seçimlerimize sahip çıkmak özellikle önemli rol oynamaktadır.
Kişinin kendisinden sorumlu olması demek kendisinin ve aynı zamanda başkalarının beklentilerine, isteklerine, hayallerine ve eylemlerine “tepki verme becerisi”ne sahip olması demektir. Burada “tepki verme becerisi” başkalarının davranışları, tutumları, duyguları ve beklentileri için sorumluluk almamayı seçebileceğimiz anlamına da gelir (Korb, Gorrell, de Riet, 1989). Bir başka deyişle, bu tür bir sorumluluk anlayışı nelerin değişemeyeceğini bilip, sorumlulukları üzerimizden atabilmeyi, aynı şekilde bize ait olan bir sorumluluğu da başkasından beklememeyi beraberinde getirir (akt. Mackewn, 1997). Ancak bu durum kesinlikle diğer insanların ihtiyaçlarıyla ilgilenmemek ya da onların ihtiyaçlarına cevap verme becerisinden yoksun olmak demek değildir. Şöyle ki, kişiler kendilerinden sorumlu olduklarında, başka hiçkimsenin kendileri yerine çevreye tepki veremeyeceğini bilirler (Korb, Gorrell, de Riet, 1989).
Peki sorumluluğumuzla teması kaybettiğimizde ne olur? Clarkson ve Mackewn (1993) bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Varoluşumuzun bir parçası olan sorumluluğumuzla teması kaybettiğimizde varoluşumuzdan da soyutlanmış oluruz. Sonuç olarak kendi yaptıklarımız için ya başkalarını suçlar ya da överiz; ya da başkalarının yaptığı şeyler için olumlu veya olumsuz kendimize pay çıkarırız.”
Bu bağlamda, aslında tek başına bize ait olmadığını düşündüğümüz sorumlulukları üzerimize alıyor oluşumuz, başkalarından beklentilerimizin artmasına ve kendimiz için “sorumluluk almamamıza” zemin hazırlıyor.

Kaynaklar

Clarkson, P., Mackewn, J. (1993). “Fritz Perls”. Sage Publications.
Korb, M., Gorell, J., de Riet, V. (1989). Gestalt Therapy. 2. Ed. Allyn and Bacon.
Mackewn, C. (1997). “Developing Gestalt Counselling”. Sage Publications.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

ve yeni yazılar e-postama da gelsin dersen tıkla!

Diğer 4.428 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: