Özgürlük korkusu üzerine – Adam Phillips’ten bir alıntı

Yorum bırakın

Ekim 2, 2014 tarafından miraysasioglu

dehşetler ve uzmanlarSartre’ın Transcendence de l’Ego (Egonun Aşkınlığı) adlı yapıtında “olasılığın baş döndürücülüğü” adını verdiği kavramı açıklamak için kullandığı öykünün Adam Phillips tarafından bir miktar değiştirilmiş hali:
“Sözkonusu öyküde, yeni evli genç bir çift her sabah alt kata inip birlikte kahvaltı ederler, sonra da kadın kocasına paltosunu giydirip işine uğurlar. Genç kadın bütün gününü pencerede oturup kocası dönene kadar ağlayarak geçirir. Bu hayli demode ve çağdışı öykü, ilginç bir yorumlama açmazıyla karşı karşıya bırakır bizi. Geleneksel yarı psikanalitik yorum, bize kadının derdinin ayrılma kaygısı, belki de geçmişteki daha sorunlu ayrılıkların yankısı olduğunu öne sürebilir. Ne de olsa kadın, kocası evine döndükten sonra kendini daha iyi hissetmektedir. Yani psikanaliz hastaya doğru olmayan bir varsayımı doğru sayarak yaşadığını, diyelim boş zaman sanki cinsel bir zamanmış gibi, ya da cinsel partnerler aslında polismiş gibi yaşadığını gösterir. Varoluşçu bir yorum bu psikanalitik açıklamayı, asıl sorunu pekiştiren, hatta onun bir parçası olan bir kuram sayar. Ayrılık kaygısından ve uzak geçmişten dem vurmak suç ortaklığıdır, en az kadının “semptomu” kadar zararlı bir inançtır, zira kadın sabahları kocası gittikten sonra, belli sınırlar içinde de olsa dilediğini yapmakta serbesttir. Kadın özgürlük korkusunu bir tür yas tutmaya dönüştürmüştür. Yasını tuttuğu şey ise, bir çeşit hapishane gardiyanına, en azından aşırı vesveseli bir ebeveyne dönüşmüş olan koruyucusunun kaybıdır. Kocası gider gitmez kadın şu soruyla yüz yüze kalır: Zamanımı nasıl değerlendirmek istiyorum, ne yapacağım?Korktuğu için cevap da “hiçbir şey yapmayacağım” olur, daha doğrusu kadın ağlayacak ve kocasının dönmesini bekleyecektir. Geçmişi özlemeye ve dönüşünü dört gözle beklemeye başlayacaktır. Gel gelelim kadına tez elden kara çalan bu yorumda, korkusunun içeriği açıklanmamaktadır. Eğer kocasnın yerine korkuyu ikame etmiyor olsaydı kadın ne yapıyor olurdu? Kocasını ve diğer ilişkilerini kendini neye karşı korumak için kullanıyor?
Kuşkusuz bu soruların doğru cevaplarını bir tek kadının kendisi verebilir. Bu cevapların yokluğunda kendimizi onun yerine -deyim yerindeyse gıyabında- korkular hayal etmek, yakıştırmak gibi tuhaf bir konumda bulmamız işten bile değil. Elbette özgürlük psikanalitik bir kavram değildir. Özgürlük korkusu da psikanalitik kuramların ezici çoğunluğuna uyum göstermeyecek bir kavramdır. Peki bu kadına ne atfetmeliyiz, ya da özgürlük kavramına ne eklemeliyiz ki bu kavram korkutucu hale gelebilsin? Özgürlük nasıl bir şey olmalıdır ya da neyi içeriyor görünmelidir ki bizi korkutup kaçırabilsin?Sartre’a göre olasılığın kendisi korkutucudur ve bu öykünün kahramanı, seçim yapma gücü olduğu gerçeği ile yüz yüze bırakılmaktadır. Sartre öyküye fail kavramını eklemektedir. Bir failden söz etmek, insanın yaşamını kontrol eden hiç kimse (Tanrı ya da başka biri) ve hiçbir “şey” (içgüdü ya da farazi bir geçmiş) olmadığını söylemektir. Öyleyse Sartre’a göre bu kadını korkutan, her yaşamın, kökten kutsanamaz olan, ya da kısaca yasaları aşan bir yaşamın, tekil doğasına ilişkin bir şeydir. Semptomları korkusunun bir ifadesi olmaktan ziyade, korkusunu kendisinden gizlemek için geliştirdiği bir yöntemdir. Bu bağlamda korku özgünlüğe giden potansiyel yoldur. Bu noktada varoluşçu çözümlemenin amacı kadını korkularıyla ve onları nasıl bir kıyamet habercisi gördüğü ile ilgili yüzleştirmektir……..Bu öyküdeki genç kadın, kocası gittiğinde dışarı çıkacak olsa başına ne gelir? Neye, kime dönüşür? Sartre için korkunun temel nedeni bu soruların cevabını bilmiyor, bilemiyor oluşudur. Korkusu, bilinemez bir geleceğin gerçekleşmesini engeller. O, korkusunu bir engel olarak kullanır…… Tekrarlama diye birşey yoksa -böyle birşeyin varlığına inanmaktan vazgeçersek- geriye bilinebilecek bir ben kalır mı?” (Phillips, 2014, sf. 78-81)

Kaynak

Phillips, A. (2014). Dehşetler ve Uzmanlar. Çev. Tuna Erdem. İstanbul: Metis Yayınevi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

ve yeni yazılar e-postama da gelsin dersen tıkla!

Diğer 4.428 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: